YAYED
YAYED
YAYED
YAYED
YAYED

Yerel Seçimler

E-Bülten

YAYED

Ankara Belediye Meclisi Kararlari veee

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi geçtiğimiz hafta sonu toplandı.

 

Belediye Meclisi’nde gündeme gelen ve ilgi alanımıza giren iki konu gözden kaçmış olabilir. Birincisi Ankara’ya içmesuyu sağlayan barajlarda yetersiz su kalması, diğeri son Şeker Bayramı’nın ilk günü yıkılan “Ankara Süzgeç” arazisi…

21 Nisan 2014 günlü gazetelerde yer alan haberlerden iki alt başlığa dikkatinizi çekmek isterim;

1-KESİKKÖPRÜ’DEN SU VEREBİLİRİZ

Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in başkanlığında, nisan ayı son oturumunu gerçekleştirdi.

Büyükşehir Belediyesi, ASKİ ve EGO’nun 2013 faaliyet raporu yüzde 90'ı yeni üyelerden oluşan Belediye Meclisi’nde görüşüldü. CHP’nin grup olarak red oyu verdiği rapor, Ak Parti ve MHP’nin kabul oylarıyla ve oy çokluğu ile kabul edildi.”

Başkan Gökçek, sinevizyon gösterimi ile faaliyet raporunun sunumunda, bu yıl yaşanan kuraklığın Kesikköprü’nün gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizerek, “Kuraklık devam ederse sibobumuz Kesikköprü. Bu dönemde az az su verdirmeye başlamak istiyorum. Buharlaşmayı ve alt kotlardan su çekmeyi düşündüğünüzde bir yıllık suyumuz var. Yağmurlar başlayana kadar Kesikköprü’den su vermezsek yoksa yine çok sıkıntı çekeriz.” dedi…

 

2-İMAR PLANI DEĞİŞTİRİLDİ

Öte yandan Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Turgut Özal Üniversitesi’ni ilgilendiren şok bir karar alındı. Daha önce Turgut Özal Üniversitesi’ne bedel karşılığı tahsis edilen arazinin imar planını değiştirilerek verilen imtiyaz geri alındı.

13 Temmuz 2012’de emsal değeri 3’e yükseltilerek üniversiteye tahsis edilen 27 bin metrekarelik arsa, , emsal değeri 1,5’e düşürülüp imar değişikliğine gidilerek eski planına dönüldü ve itfaiye hizmet alanına çevrildi. Üniversitenin arsaya bina inşa etme iznini ortadan kaldıran bu kararın, kamulaştırmanın da önünü açtığı belirtildi.

Karara gerekçe olarak, Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun hazırladığı raporda, “Mevcut itfaiye tesislerinin, İnanç ve Tarih Müzesi yapılacağı için kent merkezinde yeni bir itfaiye alanına ihtiyaç duyulduğu” belirtildi.

**--**

Değerlendirmelerim:

1-Kızılırmak suyunun Kesikköprü barajından Ankara’ya (İvedik Arıtma Tesisine) iletilmesi projesi yatırımı 2008 yılında işletmeye alındı. İşletmeye alındıktan sonra aralıklarla Ankara’ya Kesikköprü barajından hamsu iletildi. En son 2009 yılının Şubat Ayının 01 ile 18 günleri arasında toplam 7 Milyon 103 bin metreküp, 21 Şubat 2009 günü 468 bin metreküp ve son olarak da 28 Şubat 2009 günü 482 bin metreküp hamsu İvedik İçmesuyu Arıtma Tesislerine ulaştı.

Mart 2009 Ayından günümüze kadar Kızılırmak’tan Ankara’ya su aktarılmamış bulunmaktadır.

 

Anımsamakta yarar var:

Kızılırmak Projesi kapsamında;

-Her biri 128 290 metre uzunluğunda 3 hat isale hattı yapıldı.

-Çapları 1400 ile 1600 mm olan toplam 384 bin 870 metre boyunda çelik ve CTP boru döşendi.

-Toplam hacmi 202 bin 500 metreküp olan ve 5 tanesi 30’ar bin metreküplük 10 Adet Hamsu deposu inşaa edildi.

-Toplam 66 Adet yüksek kapasiteli Pompadan oluşan 5 Adet büyük Pompa İstasyonu isale hattı üzerinde yapıldı ve monte edildi.

Tüm bunlar (2008 yılı fiyatlarıyla yaptığımız hesaplara göre), yaklaşık 2 Milyar 200 Milyon TL’ye maloldu… Hesaplamaya çalıştığımız bu yatırım tutarı içinde kamulaştırma harcamaları, enerji nakil hatları, trafo yapımı, katodik koruma vb. giderlerin yanısıra Kesikköprü barajından Karadeniz’e döküldüğü noktaya kadar olan Kızılırmak Nehri üzerinde halen elektrik enerjisi üreten baraj ve hidroelektrik santrallerindeki üretim kayıpları ve fırsat maliyetleri yer almamaktadır!

Dahası, Kızılırmak suyunun İvedik Arıtma Tesisinde harmanlanarak Ankara içmesuyu şebekesine verilmesinden sonra Ankara’daki konutların kalorifer sistemleri ve borulamalarında meydana gelen hasarlar ve onarımlarının bedelleri de ayrıca değerlendirilmek durumundadır…

 

Mevcut durumda, yaklaşık 5 yıldır hizmet! dışı tutulan ve atıl durumda olan söz konusu iletim hattı, pompa istasyonları ile depoların yeniden işletmeye alınabilmesi için gerekli bakım, onarım ve yenileme harcamalarının yerine getirilmesi yönünde ciddi bir kaynağın aktarılması zorunlu görülmektedir.

Yanlış bir yatırımı düzeltmek ve beklenen faydayı sağlama yönünde çalışmak bize göre nafile bir çabadır… Hele hele, acil durumlarda “sibop” olarak değerlendirerek böylesi hatalı yatırımı canlandırmayı gündeme getirmek gerek planlama ilkeleri, gerek iktisadi öğretiler ve gerekse işletme uygulamaları açısından kabul edilebilir değildir. Dahası, geçmiş deneyimlerimiz ve bilgi birikimimiz göstermiş ve defalarca kanıtlanmıştır ki, yanlışta ısrar etmek, yine ve yeniden kamu kaynaklarını saçmak ve savurmaktan ibaret kalacaktır. Yarardan çok zarar verecektir…

2013 yılının Orta Anadolu coğrafyası için kurak geçeceği yıllar önce öngörülmüşken ve 2014 yılı sonbaharında Ankara ‘ya mevcut kaynaklardan içmesuyu sağlanmasında kısıtlamaya gidilebileceği yönünde ciddi uyarılarda bulunulmasına karşın bugüne kadar herhangi bir ciddi yaklaşım ve önlem ne yazık ki yetkililerce alınamamış ve uygulanmamıştır. Özellikle 30 Mart Yerel Seçimleri öncesi bu öngörülen sorun gündeme bile getirilmemiştir. Yerel Seçimler öncesi, geç te olsa 2014 yılı başında itibaren bazı basit iş ve işlemler yerine getirilse ve zamana yayılı önlemler bir program içerisinde başarılabilseydi, önümüzdeki aylarda yaşanabilecek su sıkıntısı ve buna bağlı olumsuzluklar daha az tahribatla atlatılabilecekti…

Bilindiği gibi, yaz aylarında İvedik Arıtma Tesisi’ndenAnkaraiçmesuyu şebekesine verilen arıtılmış suyun yaklaşık %22’si Ankara Bulvarları refüjlerine ve yol kenarlarına ekilen çim alanları ile park ve bahçelerin sulanması için tüketilmektedir!

 

2-Geçtiğimiz yıl, son Şeker Bayramı’nın birinci günüde (08 Ağustos 2013) Çubuk Barajı ile birlikte 1936 yılının sonunda hizmete alınan ve dünya sanayii tarihi açısından çok önemli bulunan “Ankara Su Süzgeçi” ansızın yıktırıldı…

Dışkapı’da, Ziraat Fakültesi yerleşkesinin karşısında bulunan ve yaklaşık 3 hektarlık bir arazi üzerinde kurulu olan ‘süzgeç’, yarım yüzyılı aşkın bir süre Ankara’ya hizmet vermişti… Bu alanın ve Ağustos 2013’e kadar korunan bu arazinin üzerindeki tesislerin de yer aldığı bir “Su Müzesi” olarak değerlendirilmesi yönünde çabalar da sürdürülmekteydi. Ancak, Arife’yi görüp Bayramı göremedi Ankara Su Süzgeçi! Yıkım gerekçesi olarak, Çubuk Barajı’nın devredışı bırakılması ve dolayısı ile süzgecin de kaynağından yoksun kalarak atıl ve işlevsiz duruma düşmesi gösterilmişti. Oysa asıl gerekçe, süzgecin yer aldığı söz konusu arazinin yeniden değerlendirilerek bir bakıma yeni bir rant alanının yaratılması idi!

Yıkım tamamlanınca anılan arazi olduğu gibi Turgut Özal Üniversitesi’ne bedel karşılığı tahsis edildi…

Yerel Seçim sonrası %90’ı yeni seçilen ve yenilenen üyelerden oluşan (ancak aynı Başkan ile yoluna devam eden) Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi yaptığı toplantıda Turgut Özal Üniversitesi’nin kullanımına tahsis ettiği söz konusu araziyi geri aldı ve eski statüsü yeniden geçerli kıldı. Bu kararın ardında yatan “koşut” (!) gerçekliğin siyasi yorumu bana düşmez… Ama yaşadığımız hakikat şudur ki; Artık Ankara Su Süzgeci Yok!

Bu durumu anlatacak, tanımlayabilecek bir sözcük, bir kavram bulmakta zorlanıyorum. En hafifinden ‘zorbalık’! Yakın tarihinin eserlerine olan ‘hınç’, ‘gözü dönmüşlük’, ‘kadir bilmezlik’, ‘emeğe saygısızlık’…

Kimden hesap soracağız? Kimin yakasına yapışacağız? Yargılasak, yıkılanı nasıl geri getireceğiz? Enkazı mı koruyacağız?

Belki de, orada, Süzgeç binasının eski yerinde bir “Utanç Abidesi” yapmak, bir köşesinde de ‘Su Müzesi’nin temelini atmak…

 

Hasan AKYAR

 

Manşet Foto: www.aski.gov.tr

Yayed Görüşü kategorisindeki diğer başlıklar
YAYED Yerel Yönetim Araştırma Yardım ve Eğitim Derneği Ziya Gökalp Caddesi, No.30 Kat.5 D.17 06420 Kızılay / Ankara, T: (312) 430 35 60, F: (312) 430 62 90
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Web sitesi içerisindeki dökümanlar yazılar ve resimler kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz. © 2012
Web Tasarım